7) 2026 KPSS - AGS COĞRAFYA ENGİN ERAYDIN TÜRKİYE'NİN YER ŞEKİLLERİ - 2 (JEOLOJİK ZAMANLAR)

7) 2026 KPSS - AGS COĞRAFYA ENGİN ERAYDIN TÜRKİYE'NİN YER ŞEKİLLERİ - 2 (JEOLOJİK ZAMANLAR)

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Oluşumu

Giriş

  • Türkiye'nin jeolojik zamanları hakkında 500 milyon yıllık bir yolculuğa çıkılacağı belirtiliyor.
  • Geçmişten günümüze Türkiye'nin arazisinin nasıl şekillendiği üzerinde durulacak.

Jeolojik Dönemler

  • Dört jeolojik dönem boyunca Türkiye'nin oluşum süreci anlatılacak.
  • Bu dersin sonunda katılımcıların, Türkiye’nin nasıl oluştuğunu anlaması hedefleniyor.

İlk Jeolojik Dönem

  • 500 milyon yıl öncesine gidildiğinde, Türkiye’nin bulunduğu yer Ekvator’a yakın bir konumdaydı.
  • O dönemde dünya okyanuslar tarafından kaplanmıştı; kıta hareketleri ile bazı alanlar su yüzeyine çıkmaya başladı.

Masif Arazi Oluşumu

  • İlk ortaya çıkan arazilere "masif arazi" denir; bu araziler Kastamonu, Zonguldak, Bursa ve Yıldız Dağları çevresinde bulunuyor.
  • Anamur Taşeli gibi bölgeler de ilk oluşan alanlardandır; bu araziler suyun içinden çıkarak atmosferle tanışmıştır.

İklim ve Bitki Örtüsü

  • Ekvator'a yakın olunduğu için iklim sıcak ve yağışlıydı; devasa bitkilerin kökleri gelişti ve büyük ormanlar oluştu.
  • 440 milyon yıl sonra bu bitkilerin kalıntıları taş kömürü yatakları olarak gün yüzüne çıkacaktır.

Önemli Yerler ve Bilgiler

  • Katılımcılar için önemli olan yerler: Zonguldak, Kastamonu Devrekan, Daday çevresi gibi alanlardır.
  • Büyük Menderes masifi gibi yapılar coğrafi bilgide dikkat edilmesi gereken unsurlardır; Aydın, İzmir ve Manisa çevresini kapsar.

Taşeli ve Masif Araziler

Taşeli'nin Özellikleri

  • Taşeli, sağlam bir yer olarak tanımlanıyor; "taş gibi sağlam" ifadesiyle vurgulanıyor.
  • Tokat çevresi ve Bitlis-Mardin bölgesi masif araziler olarak belirtiliyor. Bu bölgelerin özellikleri sorulabilir.

Masif Arazi Tanımı

  • Delta ovalarının masif arazi olmadığına dikkat çekiliyor; delta ovaları akarsular tarafından biriktirilen alanlardır.
  • Türkiye'deki 500 milyon yıl öncesine ait arazilerin yaşlı olduğu ifade ediliyor; bu arazilere "masif" deniyor.

Jeolojik Zamanlar

  • Birinci jeolojik zaman olan Paleozoik dönemden bahsediliyor; bu dönemde oluşan bitkilerin masiflere dönüşmesi anlatılıyor.
  • 440 milyon yıl sonra ikinci jeolojik zamana geçildiği belirtiliyor; bu dönemde taş kömürü yatakları ve eski masif araziler önem kazanıyor.

İkinci Jeolojik Dönem: Mezoik

Mezoik Dönemi Özellikleri

  • İkinci jeolojik zamanın başlangıcıyla birlikte, yüzeydeki arazilerin aşındığı ve deniz altına dolmaya başladığı ifade ediliyor.
  • Tetis Denizi'nin oluşumu ve Türkiye'nin Ekvator'dan hareket etmesi üzerinde duruluyor.

Dinozorların Varlığı

  • İkinci jeolojik zamanda dinozorların varlığına değiniliyor; ancak Anadolu'da okyanus bulunduğu için dinozorların yaşamadığı belirtiliyor.
  • Jura, Kratesa ve Trias alt dönemlerinin isimleri anılıyor; Jurassic Park filmi ile bağlantı kurularak dinozorların çağrışımı yapılıyor.

Hacı Balık'ın Hazin Öyküsü

Hacı Balık'ın Hikayesi

  • 65 milyon yıl önce Akdeniz'in tabanında dolaşan Hacı Balık'tan bahsediliyor.
  • Hacı Balık’ın başına gelen kötü olaylar, deniz dibine tortulan malzemelerle ilgili anlatılıyor.

Hacı Balık ve Jeolojik Zamanlar

Hacı Balık'ın Hikayesi

  • Hacı Balık, 60 milyon yıl boyunca kireç taşlarıyla kaplanmış ve bu süreçte hareketsiz kalmıştır. Ancak, bu balığın başına bir iş gelecektir.
  • Bu tortulanma hikayesi, üçüncü jeolojik zaman olan büyük kıvrım hareketinin başlangıcını temsil etmektedir.

Türkiye'nin Jeolojik Zamanları

  • Türkiye'nin 1. jeolojik zaman arazileri arasında paleozoik masifler bulunmaktadır; örneğin Kastamonu Daday ve Bursa Uludağ gibi yerler mevcuttur.
  • Manisa Kulevresi ve Kula volkanları gibi genç volkanik araziler de Türkiye'de yer almaktadır; bunlar en son patlayan alanlardır.

Taş Kömürü Rezervleri

  • Birinci jeolojik zaman arazileri az olduğundan, taş kömürü rezervleri de sınırlıdır. Türkiye daha çok üçüncü ve dördüncü zamanda şekillenmiştir.
  • Zonguldak Bartın çevresinde taş kömürü yataklarının bulunduğu alanlara dikkat edilmelidir.

İkinci Jeolojik Zaman: Mezozoik Dönem

  • İkinci jeolojik zaman olan Mezozoik dönemde, Avrasya kara parçası ile Afrika kıtasının konumları önemli değişiklikler göstermiştir.
  • Bu dönemde okyanuslar arasındaki kıtaların birleşme süreci başlamıştır; Hindistan henüz Asya ile çarpışmamıştır.

Tortulanma Dönemi

  • Mezozoik dönem tortulanma dönemi olarak adlandırılmakta olup, Hacı Balık'ın üzerine biriken milyonlarca ton kireçten bahsedilmektedir.
  • Üçüncü zamana geçişle birlikte Alp Himalaya kıvrım sistemine hazırlık yapılmaktadır; bu dönem Anadolu'nun şekillenmesinde kritik öneme sahiptir.

Üçüncü Jeolojik Zaman: Tersi Yer Dönemi

  • Üçüncü jeolojik zaman "tersi yer" olarak adlandırılır ve Türkiye'nin bugünkü görünümünü almasında en etkili dönemdir.
  • Bu dönemde hareketlilik artar; kırılma, kıvrılma gibi olaylarla Anadolu'nun şekillenişi hız kazanır.

Sonuç Olarak

  • Anadolu'nun tarihi boyunca yaşanan birçok doğal olay, üçüncü jeolojik zamanda yoğunlaşmıştır. Bu süreçteki volkanizma ve diğer aksiyonlar Anadolu'yu derinden etkilemiştir.

Kıtaların Hareketi ve Jeolojik Süreçler

Kıtaların Yaklaşması ve Çarpışması

  • Kıtalardan biri olan Afrika levhası, Akdeniz'in tabanından Anadolu'ya doğru hareket etmeye başladı. Aynı zamanda Arap levhası da Güneydoğu'dan Anadolu'ya sokulmaya başladı.
  • Bu iki kıtanın çarpışması sonucunda, Anadolu'nun bulunduğu yerin altında Tetus okyanusunun tabanı ile etkileşim yaşandı.

Manyetik Kutup ve Kıtaların Birleşimi

  • Günümüzdeki manyetik kutup, kıtaları kendine çekiyor; bu nedenle tüm kıtalar bir gün birleşecek. Bu durum, kıtaların içindeki ağır metallerin etkisiyle gerçekleşiyor.
  • Manyetik kutbun çekim gücü nedeniyle kıtalar birleşirken, Akdeniz ve Karadeniz gibi denizlerin kapanacağı öngörülüyor.

Yükselme Süreci ve Toros Dağları

  • Afrika levhasının çarpmasıyla birlikte kireç taşları ve diğer malzemeler sürüklenerek yükselmeye başladı; bu süreç Toros dağlarının oluşumuna yol açtı.
  • Okyanus tabanında bulunan yumuşak malzemelerin çarpma sonucu kıvrılması, Toros dağlarının yüksekliğine ulaşmasını sağladı. Bu malzemeler zamanla sertleştiği için yükselme devam etti.

Fosil Buluntuları ve Geçmişin İzleri

  • Toros dağlarında 2200 metre yükseklikte balık fosillerinin bulunması, bölgenin geçmişte deniz tabanı olduğunu gösteriyor; bu durum jeolojik tarih açısından önem taşıyor.
  • Hacı Balık olarak adlandırılan fosilin varlığı, Anadolu'nun eski okyanuslardan yükseldiğini kanıtlıyor.

Arap Levhasının Etkisi

  • Arap levhasının Anadolu'ya çarparak sıkıştırma süreci, Doğu Anadolu'nun yükselmesine neden oldu; bu süreçte yumuşak malzemelerin etkisi belirgin hale geldi.
  • Avrasya'nın sağlam yapısı nedeniyle Anadolu'nun kaçacak yeri kalmadığı için sıkışarak yükselmeye devam etti; bu durum jeolojik hareketliliği artırdı.

Sürekli Değişim: 40 Milyon Yıllık Hikaye

  • Kıtalar arasındaki etkileşim 40 milyon yıldır devam ediyor; Araplar sürekli olarak Anadolu'yu sıkıştırarak yükseltmeye çalışıyorlar.

Arap Levhası ve Anadolu'nun Altındaki Dinamikler

Arap Levhası'nın Derinliği ve Etkileri

  • Arap levhası, Güneydoğu'dan Doğu Anadolu'ya doğru 70 km derinliğe kadar girmekte ve bu süreçte sürekli sürtünme yaratmaktadır.
  • Bu sürtünme, her yıl biriken sıkışmanın sonucunda büyük depremlere yol açmaktadır; 6 Şubat'ta yaşanan depremler de bu sıkışmanın bir sonucudur.
  • Arap levhasının Anadolu'ya çarpması, bölgenin yükselmesine neden olmuş ve kıtanın altına dalarak kırılmalara yol açmıştır.

Kırık Hatlar ve Volkanik Faaliyetler

  • Arap levhasının 70 km derinlikteki magma ile etkileşimi, erimeye neden olmuş ve bu magma yüzeye çıkmaya başlamıştır.
  • Magmanın yüzeye çıkmasıyla birlikte volkanik dağlar oluşmuş; örneğin Nemrut, Süpan gibi dağlar bu süreçte meydana gelmiştir.
  • Afrika levhasının hareketi de benzer şekilde Akdeniz tabanından Anadolu'ya doğru bir kırık hattı oluşturmuş ve burada yeni volkanik dağlar ortaya çıkmıştır.

Sıkışma ve Makaslama Hareketleri

  • Anadolu'nun sıkışması sonucu Doğu Anadolu bölgesinde kırık hatları oluşmuş; bu durum yumuşak malzemelerin kıvrılması yerine sertleşmesine yol açmıştır.
  • Sıkışma nedeniyle Anadolu kendini batıya atmak zorunda kalmış; bu duruma jeolojide "makaslama" denir.
  • Bingöl-Karlova bölgesi, iki fayın birleştiği yer olarak önemli bir nokta olup buradan başlayan kırık hatları Kuzey Anadolu fayı ile devam etmiştir.

Sonuç Olarak

  • Arap levhasının etkisiyle oluşan sıkışma, Türkiye'nin ana faylarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
  • Bu süreçte Anadolu batıya doğru hareket etmeye başlamış; böylece kıtanın yapısında önemli değişiklikler meydana gelmiştir.

Ege Bölgesi'nin Jeolojik Oluşumu

Ege'deki Graben ve Horse Sistemleri

  • Ege bölgesinin jeolojik yapısında, Afrika'nın boynuzu olarak adlandırılan bir girinti bulunmaktadır. Bu girinti, Anadolu'nun batıya açılmasına neden olan önemli bir faktördür.
  • Ege'de "horse graben" sistemi mevcuttur; burada çökmüş alanlar (grabenler) ve yüksek kalan dağlık alanlar (horse'lar) arasında bir ayrım yapılmaktadır.
  • Normal kıta yapısı beş parmak gibi düşünülerek, bu yapıdan açılmaların gerçekleştiği belirtilmektedir. Ege'deki grabenlerin oluşumu bu çöküntülerle ilişkilidir.

Maden Oluşumları ve İklim Değişiklikleri

    1. jeolojik zamanda maden oluşumları açısından önemli değişiklikler yaşanmıştır; petrol ve doğalgaz gibi kaynakların varlığına dikkat çekilmektedir.
  • 40 milyon yıl önce iklim değişikliği ile birlikte yeni bitki örtüleri ortaya çıkmış, taş kömürü yatakları oluşmuştur. Linyit kömürü de bu dönemde meydana gelmiştir.

Alp Himalaya Kıvrımı ve Fay Hatları

  • Alp Himalaya kıvrımının 3. jeolojik zamanda gerçekleştiği vurgulanmaktadır; Toroslar ve Kuzey Anadolu dağlarının oluşumu bu süreçte gerçekleşmiştir.
  • Kuzey Anadolu fayı, Doğu Anadolu fayı gibi ana fay kuşaklarının ortaya çıkışı da bu döneme aittir.

Okyanusların Yükselişi ve Denizlerin Oluşumu

  • Anadolu'nun yükselmesi Tetis okyanusunun etkisiyle olmuştur; suların iki yana dökülmesi sonucu Karadeniz ve Akdeniz gölleri oluşmuştur.
  • Bu dönemde denizlerin henüz göl şeklinde olduğu belirtilmekte; Akdeniz'in Cebeli Tarık Boğazı'nın açılmadığı bir göl olarak kaldığı ifade edilmektedir.

Volkanik Dağların Oluşumu

  • Volkanik dağların nasıl oluştuğu açıklanmaktadır; Afrika ve Arap kıtalarının çarpışması sonucunda kırıkların yüzeye çıkmasıyla volkanik faaliyetler başlamıştır.
  • Dördüncü jeolojik zamanın şekillendirilmesi sürecinde bazı yerlerin hala tamamlanmadığına dikkat çekilmektedir.

Kuaterner Dönemi Hakkında Bilgiler

  • Kuaterner döneminin tanıtımı yapılmakta; İngilizce terimlerle karşılaştırmalarla açıklamalar sunulmaktadır.
  • Kuaterner döneminde denizlerin henüz var olmadığı, plajların ve kumsalların gelişmediği ifade edilmektedir.

Ege Denizi'nin Oluşumu ve Jeolojik Süreçler

Ege Denizi'nin Tarihsel Gelişimi

  • Ege Denizi, günümüzden 2 milyon yıl önce Quaterner döneminde oluşmaya başlamıştır. Bu dönemde jeolojik açıdan hala yaşamaktayız.
  • Marmara bölgesi, geçmişte daha yüksek bir konumdaydı ve buradan akan akarsular Karadeniz'e dökülüyordu. İstanbul ve Çanakkale Boğazları, eski ırmak vadileri olarak tanımlanmaktadır.

Egeit Kara Parçası ve Akdeniz'in Rolü

  • Anadolu batıya doğru hareket ederken, Egeit adı verilen kara parçası çökmeye başladı. Bu çökme ile birlikte Akdeniz suları Ege'yi doldurmaya yöneldi.
  • 1960'lı yıllara kadar Ege Denizi, Akdeniz olarak biliniyordu; bu nedenle askeri stratejilerde de Akdeniz hedef alınmıştı.

Adaların Oluşumu

  • Ege'nin adaları, dağ zirvelerinin deniz suyu tarafından yutulması sonucu oluşmuştur. Santorini gibi volkanik adalar bu süreçte dikkat çekmektedir.

Buzul Çağı ve Su Seviyeleri

  • Yaklaşık 13 bin yıl önce son buzul çağı sona erdiğinde, buzullar erimeye başladı ve Karadeniz su seviyesini 140 metre yükseltti. Bu yükselme, Marmara'nın alçak yerlerini doldurdu ve boğazların açılmasına neden oldu.
  • Karadeniz'in eriyen buzul sularıyla birleşmesi sonucunda dört denizin (Karadeniz, Akdeniz, Marmara ve Ege) oluşumu gerçekleşti.

Gelecek Buzul Çağları

  • Şu an bir buzul arası dönemdeyiz; gelecekte yeni bir buzul çağı yaşanabileceği öngörülmektedir. İnsanlık olarak bunun etkilerini görebiliriz.
  • Dört kez büyük buzul çağları yaşandı; dolayısıyla kıyı oluşumlarına dikkat edilmelidir çünkü bunlar dördüncü zamanda meydana gelmiştir.

Kıyı Oluşumları ve Jeolojik Zamanlar

  • Günümüz bitki örtüsü ve hayvan toplulukları da dördüncü zaman içerisinde ortaya çıkmıştır; dolayısıyla kıyı oluşumlarının önemi büyüktür.
  • Dördüncü zamandan kalma olan takke buzulları gibi yapılar günümüzde hala mevcuttur; bunlar erimemiş kütlelerdir ve önemli jeolojik veriler sunmaktadırlar.

Jeolojik Zamanlar ve Türkiye'nin Oluşumu

Jeolojik Zamanların Anlamı

  • Türkiye'de üç kuvvetin şekillenme etkisi belirginleşmiştir. Bu bağlamda, hangi zaman diliminde hangi oluşumların gerçekleştiği sorulmaktadır.
  • Taş kömürü yataklarının oluşumu, Paleozoik dönemdeki bitki kalıntılarının fosilleşmesi ile ilişkilidir. Bu durum, jeolojik zamanların sıralamasını anlamada önemlidir.

Ana Fay Kuşakları ve Volkanik Faaliyetler

  • Doğu Anadolu'daki sıkışma sonucunda ana fay kuşakları oluşmuştur. Bu süreçte kırıklı arazi yapısının volkanik faaliyetlerle ilişkisi vurgulanmaktadır.
  • Tethys Okyanusu'nun kapanması, 3. zamanda meydana gelen önemli bir olaydır; bu süreçte kıvrılmalar ve yükselmeler yaşanmıştır.

Türkiye'nin Genç ve Yaşlı Arazileri

  • Türkiye genel olarak genç oluşumlu bir ülke olarak tanımlanmaktadır; bu durum iç kuvvetlerin etkinliğinden kaynaklanır.
  • Genç arazilerin yüksekliği, dış kuvvetlerin henüz etki edemediğini gösterir. Yüksek dağlık alanlar genç dinamik yapıyı temsil eder.

Depremler ve Tektonik Yapılar

  • Sık sık depremlerin yaşanması, kıtasal hareketlerin devam ettiğini gösterir; bu durum aynı zamanda sıcak su kaynaklarının varlığıyla ilişkilidir.
  • Linyit rezervleri gençlik kanıtıdır; taş kömürü ise yaşlılık göstergesidir. Türkiye'de linyit rezervlerinin fazla olması genç arazilerin bir işareti olarak değerlendirilir.

Buzullaşma ve Kıyı Oluşumları

    1. jeolojik zamanda buzulların erimesiyle birlikte kıyı seviyeleri değişmiş ve eprojenetik hareketler etkili olmuştur.
  • Genç arazilerin özellikleri arasında sık yıkıcı depremler, linyit yatakları gibi unsurlar yer alırken masif araziler yaşlılık kanıtıdır.

Bu notlar, Türkiye'nin jeolojik geçmişini anlamaya yönelik önemli bilgiler sunmakta olup, her bir başlık altında detaylandırılmış konularla zenginleştirilmiştir.

Jeolojik Zaman ve Deltalar

Deltaların Oluşumu

    1. jeolojik zamanda denizlerin ve kıyı oluşumlarının meydana geldiği vurgulanıyor. Çukurova Deltası'nın ne zaman oluştuğu sorusu üzerinden, ezberlemenin gereksizliği ele alınıyor.
  • Kıyılarda bulunan tüm deltaların 4. jeolojik zamanda oluştuğu belirtiliyor; Antalya, İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı gibi örnekler veriliyor.
  • Kıyıda olan her şeyin otomatik olarak 4. jeolojik zamana ait olduğu ifade ediliyor; bu durumun genel bir kural olduğu vurgulanıyor.
  • Uzun bir süreçten bahsedilerek, yaklaşık 500 milyon yıllık bir zaman dilimi içinde bu oluşumların gerçekleştiği aktarılıyor.
  • Farklı coğrafi bölgelerdeki kıyı yapılarının benzer özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor; bu da jeolojik süreçlerin evrenselliğini gösteriyor.
Video description

Türkiye'nin Hocaları Sizin yanınızda... KİTAPLAR İÇİN; https://www.yargiyayinevi.com/arama?q=ENG%C4%B0N+ERAYDIN Engin Hoca'nın tüm bağlantılarına erişmek için: https://yargi.link/engineraydın Video Ders Kitabını Satın Almak için: https://www.yargiyayinevi.com Resmi İnstagram Hesabımız: https://instagram.com/yargiyayinevi Resmi Kitap Satış Sitemiz: https://www.yargiyayinevi.com #2026kpss #kpss #kpsscoğrafya